Aşk Acı Bir Tokattır... Aziz Bey hadisesi

  • "Filinta gibi delikanlıydı da, yakışıklıydı. İkide bir sineleri geniş, saçları dalga dalga, orta yaşa yaklaşan, kaçamağı seven, evli kadınlara aşık oluyordu. Çabucak geçerdi aşkı, yaz akşamlarıda çıkan tatlı bir meltem gibi. Eğri büğrü yazılarla yazılmış, basmakalıp aşk cümleleriyle dolu, gözyaşlarıyla ıslanmış gülünç mektuplar gönderirlerdi ona kadınlar. Okuyup atardı hepsini, gülerdi okurken." (Tunç 13)
  • "Öyle bir aşk bekliyordu ki hayattan, yüzünde birdenbire patlayan bir tokat gibi, onu serseme çevirsin. Eli ayağı tutulsun, kesilsin." (Tunç 13)
  • "... her sabah kapısının önünden geçtiğinden ve camda durup onu beklediğinden artık kesinlikle emin olduğu Maryam'ı düşünerek gülümsüyor, onu camda her gördüğünde tokat yemiş gibi sarsıldıkça, aradığı aşkı bulmuş olduğuna inanıyordu." (Tunç 16)
  • "Maryam diğerleri gibi telaşlı telaşlı apartmana girdi çıktı, eşya taşıdı, sokağın başına bir kez olsun başını çevirip bakmadı. Oysa baksaydı, Aziz Bey'in yaşla dolmuş gözlerini, kırgın, üzgün, aşık halini görecekti. Bu gidiş,Aziz Bey'in babasıyla kavgaları, dedesinin ölümü gibi olaylar sayılmazsa, hayatındaki ilk yıkımdır." (Tunç 21)
  • "Maryam şaşkınlığın sordurduğu birtakım manasız sorulardan sonra, uğruna ülkesini terk edebilecek kadar tutkulu bir aşığa sahip olduğunun farkına vardı ve bu hazinenin yüzüne verdiği yumuşak ve memnun ifade tam üç gün sürdü." (Tunç 29)
  • "Gözlerinin önünden geçip giden bu manzara o acı gerçeği, Maryam'ın onu sessizce ve pek de umursamadan terk etmiş olduğu gerçeğini adeta zihnine kazıdı. Maryam için bütün bunların gerçekleşmesine gerek olmayan tatlı bir hülya olduğunu bu sefer kesinlikle anladı. O siyah saçları rüzgarda uçuşan vefasız sevgiliyi tümüyle aklından çıkarmaya karar verdi. Ama bu mümkün olmadı." ( Tunç 45)
  • "O sırada, derin bir gam içinde yüzüyormuş gibi duran bu geçkin kızın gözleri Aziz Bey'in dikkatini çekti. Parlak ve hareliydiler. Aziz Bey bu gözlerde ağladı ağlayacak bir hal gördü, sert davrandığına pişman oldu." (Tunç 57)
  • "... içinde birikenlerden hiç değilse birkaç cümle anlatabileceği, kendisini can kulağıyla dinleyecek birini arıyordu. Bu biri acaba Vuslat olabilir miydi?" (Tunç 59) "Birkaç ay içinde evlendiler." (Tunç 60) "... Maryam'ı unutuyordu." (61)

' "Hastalanmışsın Vuslat," diyebildi. "Çok ateşin vardı ama düştü, merak etme." İlk kez samimi bir sevgi yansıtıyordu sesi.' (Tunç 70) 'Vuslat'ın nefesinin hafiflediği, ölüme yaklaştığı her an, aklından hep aynı soru geçiyordu: "Beni sevdiğine pişman oldu mu?" Sonra Maryam'ı hatırlıyor, bir davetiyle hayatının yolunu değiştiren, unutmak için tarifsiz acılar çektiği duyguları yaşatan Maryam'ı sevdiğine ne yazık ki hiç pişman olmadığını düşünüyor ve Vuslat'ın da bu tek taraflı, kırgın aşktan pişmanlık duymadığını anlıyordu.' (Tunç 72)

Report Abuse

If you feel that this video content violates the Adobe Terms of Use, you may report this content by filling out this quick form.

To report a Copyright Violation, please follow Section 17 in the Terms of Use.