Mükemmelliyetçi bir baba

Aziz Bey'in babası mükemmeliyetçidir. Aziz Bey'in başarılı bir işinin ve düzenli bir hayatının olmasını ister. Devletten maaş almasını ve kendisi gibi "iyi" bir hayatının olmasını diler. Aziz Bey işten kovulduğunu hiç utanıp çekinmeden söyleyince babası sinirlenir ve tartışmaya başlarlar. Babası, Aziz Bey'i evden kovar.

"Karşımda daha fazla dikilerek bu temiz ve şerefli evi kirletme! Defol!" (Sayfa 26)

Aziz Bey de babası da Aziz Bey'in annesini unutur ancak bu tartışmadan en çok annesi etkilenmiştir. Çünkü oğlu ve eşi arasında kalmıştır. "O sırada, tartışmanın başından beri kalbi haddinden fazla çarpan annesi, yaşadığı bu felaketin ağırlığına dayanamayarak yere yığılmıştı." (Sayfa 26)

Aziz Bey'in babası nedeniyle baskı altında büyümüştür. Evden ayrılırken bu baskı yüzünden annesine veda edememiştir. "Hızlı adımlarla evden uzaklaşırken, babasının keskin bakışlı gözlerini ensesinde hissediyordu." (Sayfa 26)

Aziz Bey hayatı boyunca baba özlemi çekmiştir. Çünkü babasından hiçbir zaman şevkat görmemiştir. Babası inatçı birisi olduğundan ölüm döşeğinde bile gururunu oğluna olan sevgisinden üstün görmüştür. "Tam 'Baba...' diyecekti ki, cesedi andıran bu vücudun hala alabildiğine canlı gözlerinde bir nefret parlayıp söndü, babası demir kapıyı Aziz Bey'in yüzüne kapadı. O kapıyı babasına bir daha açtıramadı." (Sayfa 50)

Aziz Bey ile babası arasında oldukça fazla benzerlik var. Aziz Bey ve babası arasında yakınlık olmasa da, Aziz Bey farkında olmadan babasını kendisine örnek almıştır. Aziz Bey'in Vuslat' a karşı davranışları ve babasının annesine olan davranışları çok benzer. Her ikisi de eşlerini kaybedene kadar değerini bilememişlerdir. Kaybettikten sonraysa dağılmış, hayattaki amaçlarını yitirmiş ve bunalıma girmişlerdir. "Ansızın, evlilikleri boyunca bu evin odalarında, memnuniyetsiz bir ifadeyle dolaşan adamın kendisi değil, babası olduğunu fark etti, dehşete kapıldı. Hiç farkına varmadan babası olmuştu. Kalbini karsına açmayan, evinin dışındaki hayatı evinin içindekinden daha önemli bulan, evdeki yürek sızılarını anlamayan, anlasa da umursamayan, çehresi daima asık, sesi daima gür ve azarlamaya hazır babası." (Sayfa 64)

Ama baba olmak...

Senin oğul olarak hataların, benim baba olarak başarısızlığımdır. (Marcus Aurelius)

Diyebilmektir.

Report Abuse

If you feel that this video content violates the Adobe Terms of Use, you may report this content by filling out this quick form.

To report a Copyright Violation, please follow Section 17 in the Terms of Use.