Trendeki Kız Oku Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

Trendeki Kız Pdf

Paula Hawkins Trendeki Kız Kitabı Arka Kapak Bilgisi

Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

"Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!"

-S.J. Watson-

"Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock'u." -Terry Hayes-

"Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman."

-Lisa Gardner-

"Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!"

-Publishers Weekly-

"Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar." -Kirkus-

"Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor."

-Entertainment Weekly-

Paula Hawkins Trendeki Kız Kitabını aşağıdaki adresten Pdf olarak indirebilirsiniz.

http://www.pdfkitaplariindir.com/trendeki-kiz-pdf-indir.html

Paula Hawkins Trendeki Kız Kitabı İncelemesi

Çok fazla sayıda polisiye roman okuyanlar genelde bu tarz kitapların klasik gidişini bilirler. Ortada gizemli bir cinayet vardır ve yazar tek tek şüphelileri şüpheli olduklarının üzerine basa basa okurlarına sunar ve sonunda katil onlardan biri çıkmaz. Böylece okuyucuyu şaşırttıklarını sanırlar. Bir de en sonuna katil ile işi çözenin karşılaşmasını koyarlar. İşte Paula Hawkins’in Trendeki Kız romanı böyle klasik bir polisiye roman.

Öncelikle belirtmek isterim ki kitabın ilk yarısı gerçekten çok sıkıcı. Alkolik bunalımda olan bir kızın sürekli tekrarlanan tren seyahatlerini okuyoruz. Tamam, kurbana olan ilginç bağını göstermek için gerekli fakat fazla uzatılmış diyebiliriz. İkinci yarısı ise hızlanıyor ve merak artıyor ama yazar da bu kısımda klasik polisiye roman taktiklerini kullanınca bu tarz kitapları okuyanlar katilin kim olduğunu ve sonunda ne olacağını biliyor.

Rachel adındaki kız her gün tren ile yolculuk ediyor ve tren yolunun kenarındaki bir evdeki çift sürekli onun dikkatini çekiyor. Yaşadıkları huzurlu hayat o kadar ilgisini çekiyor ki onlara takma isim bile veriyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri ise o çiftin yaşadığı evin hemen yakınında kendisinin de bir zamanla hayalini kurduğu ev yer alıyor. Rachel bir zamanlar evlidir fakat çocuğu olmayacağı öğrenince bunalıma girer ve içmeye başlar. Bunun üzerine kocası onu aldatır ve aldattığı kadın ile evlenerek çocuk sahibi olur ve Rachel’in hayalini kurduğu evde oturur. Bu yüzden bu çifte baktıkça onlarda bir anlamda kendi geçmişini, kendi hayalini görür. Fakat bir gün kadını başka bir adam ile görünce şaşırır ve hayal kırıklığına uğrar.

Rachel bir gün karşılaştığı haber ile daha da şoka uğrar. Sürekli izlediği çiften kadın kayıplara karışmıştır ve kocası şok içindedir. Böylece Rachel çiftin gerçek adlarını da öğrenir. Şüpheli kocadır fakat Rachel buna inanmaz. Bir kaç gün önce gördüğünü kocaya iletmek üzere evin yoluna gider. Adamın ona inanması için de eşinin bir dostu olduğunu ve trenden gördüklerini adama anlatır. Aynı şekilde bildiklerini polise de aktarır fakat alkolik olması ve eski kocasını sürekli rahatsız etmesi nedeni ile söyledikleri dikkate alınmaz. Dahası Rachel kadının kaybolduğu gece yine kocasını rahatsız etmek için sarhoş bir halde o bölgededir ama o gece yaşananları hatırlayamaz. O geceden kalan tek şey bir şekilde yaralandığı ve kaybolan kadının eski sevgilisinin yeni eşine çok benzemesidir.

Polis sonunda kaybolan kadının cesedini bulur ve kadının hamile olduğu ortaya çıkar. Tüm şüpheler kocanın ve kadının kocasını aldattığı sevgilisinin üzerine çevrilir. Rachel de olayı çözmek, sempati duyduğu kocayı kurtarmak için araştırmalarına devam eder. Fakat ölen kadının kocası Rachel’in eski bir dost olmadığını dahası alkolik olduğunu öğrendiğinde ona şiddet uygular. Bunun üzerine Rachel onun da katil olabileceğine inanır.

Rachel kendini bir çıkmaz içinde bulduğu anda tren istasyonunda karşılaştığı biri o gece olanlara dair onun hatırlamasını sağlar. Rachel artık gerçeği bilir fakat kimsenin ona inanmayacağını da bilir. Şüphesinde haklı olduğunu öğrendiğinde ise katil ile yüz yüzedir.

Başta da dediğim gibi polisiye romanları sevenler için kitabın sonu pek heyecan verici değil. Zaten yazarın şüpheliler üzerinde çok fazla durup şüpheli olacak kişiyi görmezden gelme çalışması katili ele veriyor. Bundan sonra sadece haklı olup olmadığını anlamak için kitabın devamını okuyorsunuz ve çok da klasik bir şekilde bitiyor zaten.

Trendeki Kız Pdf Oku

Paula Hawkins Trendeki Kız Kitabı Okuyucu Yorumları

Yorum-1

Belki benim polisiye romanlara olan ilgi eksikliğimden,belki yazarın çok depresif anlatımından,belki de karakterlere asla ısınamadığımdan kaynaklı olarak kitabı hiç mi hiç beğenmedim.Rachel aniden inatçı kişiliğini kaybetmiş bir karakter,Anna aile kompleksine girmiş hayallerindekine sahip olduğunu düşünerek kendini avutan bir karakter,Megan ise tamamiyle ona verilenlerden memnun olmak yerine kaçmaya odaklı bir karakter.Scott iyi görünümlü kötü karakter,aynı şekilde Tom da öyle.Ne bileyim bunlar bana o kadar uzak kişiliklerdi ki.

Bilmiyorum,bana göre bu kitap bestseller olmayı hak etmiyordu.Tamam olay kurgusu açısından çoğu okuyucuyu şaşırtacak bir sonu vardı denilebilir.Ki ben bunu bile tam anlamıyla yaşayamadım kitaptan o kadar sıkılmıştım ki arkadaşlarımdan birisine katilin kim olduğunu söylemesini istedim.Katilin kim olduğunu bilmeme rağmen ipuçlarından o kadar yoksundu ki kitap.Son elli sayfaya atlamak zorunda kaldım.

Yine de eğer yavaş yavaş monotonlukla işlenip aniden hareketlenen,insanın düşebileceği sefil halleri ve bunu kendi ağızlarından normalmiş gibi anlatan karakterlerin olduğu bir kitap okumak istiyorsanız,alın derim.

En azından siz de benim gibi insanların bu kadar övdüğü ve beğendiği kitap hakkında kendinize ait bir görüş edinmiş olursunuz.Ama vaktinize ne kadar değer,bilemem.

Yorum-2

Ne kadar yalnız olursanız olun dünyadan soyutlanmak sizin elinizde olan bir şey değil… Sıklıkla kullandığınız güzergah, sürekli alışveriş yaptığınız dükkanlar ve takıldığınız mekanlarda az cümle de kursanız birinin sizi görmesi sadece o kadarla kalmaz… Yüz aşinalığı ile başlayan bu dikkatli bakışlarla hep denk geldiğiniz insanlarla örüldüyseniz birileri sizi izliyor ve kendince öyküde rol veriyordur. Ne de olsa başkalarının hayatını izlemenin karşı konulmaz bir yanı vardır… Her zaman tek taraflı öyküyle sınırlı kalmaz bu durum. Bazen çift taraflı olur bazen de öyküye kendi rolünüzü almak üzere dahil olursunuz… Paula Hawkins’in romanı “The Girl on the Train”, izlediği insanların yaşamına dahil olduğu bir polisiye…

Yorum-3

Bildiğim, sevdiğim, kurgusundan ve kaleminden emin olduğum bir yazarın, polisiye kitabını okumak için sabırsızlanırım. Bu kitap uzun zamandır kitaplığımda idi. Hiç acele etmedim. Neden? Çünkü yazarın ilk kitabı ne kadar iyi olabilir diye düşündüm. İtiraf ediyorum; yanıldım.

'Trendeki Kız' üç karakterin (aslında bence üçü de kurban) ağzından, farklı tarihlerde ve saatlerde, kendi anlattıklarıyla kurgulanmış. Rachel yani trendeki kız, sabah akşam yolculuk ettiği trende, yol üstünde gördüğü evleri izliyor ve özellikle bir evdeki çift dikkatini çekiyor. Onların birbirlerine davranışları ile ilgili romantik hayaller kurup, kendine yakın bulduğu, zihninde mükemmel çift olarak canlandırdığı bir hikaye oluşturuyor. Ta ki bu mükemmelliği bozacak bir sahne görene kadar. Bundan sonrası tam bir heyecan fırtınası.

Bir kaç yerde şüpheye düştümse de katili tahmin ettim. Yine de bu kitabı, kurgusunu, yazarın kalemini çok beğendim. Gönül rahatlığıyla polisiye sevenlere tavsiye edebilirim. Ve ben de yazar başka kitap yazarsa sorgusuz alırım ki umarım yazar.

Yorum-4

3 ana kahramanımız var;

Rachel, Megan, Anna

Rachel, alkolik, trenleri seven, ev sahibine işi hakkında yalan söyleyen, alkol aldığı zaman ne yaptığını bilemeyen bir kadın.

Megan, Scott'un eşi. Abisi Ben'in ölümü onu derinden etkilemiş.

Anna, Tom'un (Rachel'ın eski eşi) eşi. En sinir olduğum karakter.

Rachel trenden Scott ve Megan'ı izliyordu sürekli. Sonra onların başlarına geleni duyunca yaşamlarına dahil olmaya karar verdi.

Katil sürpriz biri. Benim de zaten 300. sayfalarda falan aklıma geldi katilin o olduğu.

Neredeyse her bölümde sürpriz bir olayın olduğu bir kitap.

Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Tavsiye ederim!

Yorum-5

Bitince "nihayet bitti" dediğim bir kitap, o kadar reklam ve övgüden sonra almıştım beklentimin çok altında çıktı. Üç kadın karakterin hepsi agır depresyonda ve kitap baştan sona bu depresif davranışlar üzerine kurulu. Kitap yarısına gelindiğinde katil anlaşılıyor ama can sıkıcı-moral bozucu olaylar anlatıldıkça anlatılıyor. Basit bir dille yazılmış vasat bir kitap,

Yorum-6

Kitabı almadan önce bu kadar populer olması abartılmış bir reklam olabilir mi diye şüphelerim vardı. Ama kendisine harcanan her dakikayı hak ediyor,kesinlikle çok iyiydi. Anlatım akıcı,kurgu sürükleyiciydi.

Trendeki kız kesinlikle tüm övgüleri hak ediyor.Son kısıma kadar katilden emin olamıyorsunuz, herkesten süphelendim ben kitap boyunca ki bu da tempoyu çok yüksek tutmuş bence.

Rachel açısından kocasının kendi evinde bir başka kadınla yaşıyor olduğunu bilmek, daha da kötüsü mutlu olduklarını izlemek çok acı vericiydi bence. Aslında okurken Rachel'ın iyi bir insan olduğunu hissediyorsunuz ama sürekli içip içip Tom ve karısına bulaşması ne kadar çaresiz olduğunu hissettiriyor. Karakterlerin duygu geçişleri çok iyi anlatılmış. Anna karakteri en itici bulduğum karakter oldu.

Tam da denildiği gibi " Hergün önünden geçtiğiniz evlerde aslında neler oluyor? " .Kitap tam da bunun üzerine yoğunlaşmış... En yakınlarınızı bile aslında ne kadar tanıyorsunuz? Görmek istediğimiz kadarını kabullenip kalanını yok sayıp mutluluk oyunu mu oynuyoruz?

Yorum-7

Trendeki Kız; tek kelime ile müthiş bir psikolojik-gerilim romanı. 3 farklı kişinin anlattıklarını okuyor ve farklı bakış açılardan olayları yaşıyor, gerçekleri net olarak görebiliyorsunuz. Rachel, Megan ve Anna....... Ortak noktaları Tom' a bağlayan trenler etrafında kurgusu mükemmel ve son sayfalara kadar katilin kim olduğunu çözemiyorsunuz........... Zavallı Scott, karısının gerçekte kim olduğunu bile bilmiyordu...Tom; hayatına giren kadınlara söylediği yalanlar ve yaptıklarıyla, kendilerini hep hatalı ve de değersizmiş gibi hissettiren güçlü bir karakter...,Aslında tüm suçluların yaptıkları da bu değil mi?

Yorum-8

Okuduğum en güzel polisiye-gerilim kitabı diyebilirim! Herşeyi ile çok beğendim ama çabuk bitti. Bazı kitaplar vardır; insan elinden bırakamaz, diğer yandan hiç bitmesin ister. İşte bu kitapta bu duyguyu öyle yoğun yaşadım. Yazarın ilk polisiye-gerilim denemesi imiş, sonrakileri sabırsızlıkla bekliyorum!

Yorum-9

Kitabı anlatacak tek kelimem yetersiz olur herhalde. Normal şartlarda polisiye, gerilim ve korku türünü okumamayı tercih ediyorum, böyle hafif konular olursa okuyorum yalnızca. Fakat bana bile bu kadar saçma geldiyse eminim türün müptelaları epeyce sinir olacaktır. Yazarın okura verdiği gizem anlayışını şöyle açıklayabilirim belki: Sanki yazarın gözünde nesne sürekliliğini öğrenmemiş birer çocuğuz da sürekli elindeki oyuncağı arkasına saklayarak bizi heyecanlandırdığını sanıyor. Gülelim mi ağlayalım mı bilinmez.

Kitap bana pek özgün gelmedi, İyi Kız'a bazı noktalarda o kadar benziyor ki gidip kontrol ettim hangisi önce çıkmış diye ve yanılmadığım için mutluyum. O kitapta da yazar kahraman anlatıcı konusunda beni en çok kızdıran şeyi yapmış olmasına rağmen kitaba 9 verecek kadar çok sevdiğimi bilmelisiniz. Trendeki Kız'da ise anlatıcı benim en büyük problemim oldu. Yahu bu ne duygusuz, mekanik bir bakış açısı? Zaten kimin ağzından olursa olsun anlatıcı aynıydı ve bu yetmiyormuş gibi en ufak bir duygu hissettirmedi bana. Biraz olsun ürkmeyi umdum ama ı-ıh, olaylar sanki gözlemci ile yazılmış gibi objektif verildi. Bunun yanında bir geçmiş bir gelecek, bir yaz bir kış, bir Rachel bir Megan bir Anna anlattığı için zaten kitabın sinir bozucu bir yanı var. Yazar bu yetmez diyerek bazen şu büyük gizemli hamleyi de ihmal etmemiş: Onu görünce, o da gelmiş, onunla konuşmak... Bize ismini vermiyor çünkü zaten siz yolda birini görseniz ya da eski bir anı aklınıza gelse isim geçirmezsiniz aklınızdan değil mi? Kendinizle olan ilişkinize gizem katabilmek için isimleri söylemez, olayı en heyecanlı yerde kesip başka konulara geçerseniz.Yazar da haliyle bu noktayı ihmal etmek istememiş.

Kitabın polisiye olması bir noktadan sonra insana zaten merak hissi verir, sonunu öğrenmek istersiniz ama bu kitap gerçekten yetersizdi. Ve hep dediğim gibi okuyucu ile adeta dalga geçen böyle hatalar beni rahatsız ediyor. Nasıl olsa anlamaz, anlasanız da umursamazsınız o yüzden başlığımız dikkat çeksin yeter. Yılın en iyi polisiyesi, şöyle harika bir gerilim, okuduğum en nefes kesici şey vs.

Böyle kendimi kaptırdım yine. Elimde değil ama taktım mı dilimi tutamıyorum. Eğer kitap ilahi bakış açısı ile yazılsa ve yazar biraz daha dikkatli yazsaydı klasik ama hoş bir polisiye kitabı olurdu. Kaybolan bir kadın ve olayın ardındaki gizem falan. Bu haliyle vasat bile diyemiyorum ne yazık ki.

Bir de şey var. Tamam, kimse elbette mükemmel değil. Birçok hatamız, eksiğimiz var insan olmanın gereği olarak. Fakat bu kitaptaki kötülük çok uç noktadaydı. Bencil olan öyle bencil ki insanlıktan soğutuyor, kıskanç olan öyle kıskanç ki yoruyor ve daha nicesi. Kitapta kötülük seviyesi normal insanlarla eş değer bir tek bebek vardı galiba, eh ondan da çok az bahsediliyor zaten. Geri kalan herkes hastalık seviyesinde.

Uzun lafın kısası bu kitabı da sevemedim. Böyle çok irdeleyen biri gibi mi görünüyorum bilmem ama normalde kitapları çok büyük heveslerle alıp okumaya başlarım, sonucun hüsran olmasına ben bile hala alışamadım.

Yorum-10

Trendeki Kız romanını okuyup beğenmeyen okuyucuların neden beğenmediğini bilmek isterdim.Kitap kesinlikle alışılagelmişin dışında.Bu kitabı diğer polisiye,gerilim,gizem kitapları arasına bir türlü alamadım.Karakterin psikolojisini yaşadığım sayılı kitaplardan biri.Paula Hawkins beni kitabın içerisine çekmeye daha ilk satırlardan başladı.Üç karakterin ağzından yazabilme yeteneğine hayran kaldım.Bunun ne kadar zor olduğunu yazmaya çalıştığım için biliyorum.Bence Trendeki Kız çok önemli bir başyapıt.

Trendeki Kız Pdf

Paula Hawkins Trendeki Kız Kitabından Alıntılar

Alıntı-1

"Bu, eve dönmek gibiydi: Herhangi bir eve değil, çocukluğunuzun geçtiği, bir yaşam süresi boyunca arkanızda bıraktığınız bir ev; merdivenleri çıkmanın tanıdık gelmesi ve hangisinin çatırdayacağını bilmek gibiydi."

Alıntı-2

Bazen kendimi, sarılmak ve içten bir tokalaşma da dahil olmak üzere, başka biriyle en son ne zaman anlamlı fiziksel bir temasa geçtiğimi hatırlamaya çalışırken buluyordum ve kalbim sıkışıyordu.

Alıntı-3

Tren raylarının yanında bir elbise yığını vardı. Tişörte benzeyen açık mavi bir giysi, kirli beyaz başka bir şeyle birlikte tortop edilip atılmıştı. Muhtemelen kıyının yukarısındaki bol çalılıklı ormana kaçak dökülmüş çöplerden bir parçaydı. Çalışmak için yolun bu tarafına sık sık gelen mühendisler de bırakmış olabilirlerdi. Ya da nedeni başka bir şeydi. Annem hep hayal gücümün fazla çalıştığını söylerdi.

Alıntı-4

"Bir geçmişinizin olduğu insanlar sizi bırakmıyordu ve ne kadar çabalarsanız çabalayın, kendinizi kurtaramıyor, özgür kalamıyordunuz. Belki de bir süre sonra çabalamaktan vazgeçiyordunuz."

Alıntı-5

Bakmaya yüreğim dayanmıyordu. Yani, bakabilirdim, bakardım, bakmak isterdim, istemezdim, bakmamaya çalışıyordum. Her gün kendime bakmamam gerektiğini söylüyor, her gün de bakıyordum.

Alıntı-6

Bildiğim tek şey, bir an her şey yolunda gidiyor, hayat güzelleşiyor ve hiçbir şeye ihtiyaç duymuyor, sonra bir anda uzaklaşmak için can atıyor, allak bullak, darmaduman oluyordum.

Alıntı-7

Hayatınızdaki boşluklar kalıcıydı.Tıpkı beton kenarındaki ağaç kökleri gibi onlarla büyümeniz gerekiyordu.Boşlukların içinden çıkıp şekillenmeliydiniz.

Alıntı-8

El sıkıştık ve bir an sol elini sağ omzuma hafifçe dokundurdu. Dönüp onu öpmek istedim. Uzun süredir kimse bana şefkate yakın bir hisle dokunmamıştı.

Alıntı-9

Şu anda hissettiğim bu duyguya nasıl tutunacağımı öğrenebilirsem, bu mutluluğa nasıl odaklanabileceğimi, anın tadını nasıl çıkaracağımı ve bir sonraki krizin nereden geleceğini düşünmeyi nasıl bırakacağımı keşfedersem her şey yoluna girerdi.

Alıntı-10

"Her zaman, her şey hakkında yalan söylemişti. Gerek olmadığında, hiçbir anlamı olmadığında bile yalan söylemişti. ... Kendisini olduğundan daha iyi, daha güçlü, daha ilginç göstermek için yalanlar söyleyip gerçeklerin de yarısını anlatmıştı. Ben de inanmıştım, hepsine kanmıştım. ... Daha zayıf, kusurlu, süslenmemiş versiyonunu da sever miydik, merak etmiştim. Galiba ben severdim. Hatalarını ve başarısızlıklarını affederdim..."

Trendeki Kız Pdf indir

Made with Adobe Slate

Make your words and images move.

Get Slate

Report Abuse

If you feel that this video content violates the Adobe Terms of Use, you may report this content by filling out this quick form.

To report a Copyright Violation, please follow Section 17 in the Terms of Use.